Akiş Haber Ajansı
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

Son Dakika:

Osman Can öyle açıklamalar yaptı ki - Video (23:43 / Gündem)    7.000 kişi partiden istifa etti (23:27 / Gündem)    Referandumda kaybeden tek parti (01:23 / Köşe Yazıları)    CHP ve MHPye söylenmeyecek söz ! (01:19 / Köşe Yazıları)    Van Gölü bakın kaç yaşında? (01:17 / Tarih & Kültür & Sanat)    Boykotun sebebi anlaşıldı - Video (01:04 / Gündem)    Erdoğan: Beni çok mutlu eden şey... (01:01 / Gündem)    Bahçeli hakkında çarpıcı iddia - Video (00:54 / Gündem)    Böyle hayır gerekçesi görülmedi! (00:51 / Gündem)    Osman Can: Çok vahim bir tablo (00:46 / Gündem)    Neyi oyluyoruz? PAYLAŞIN (22:08 / Gündem)      Künye  

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Rotamız belli!

Ali BULAÇ
Okunma  Yazar : Ali BULAÇ
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 30
Tarih  Tarih : 04 Temmuz 2010, 02:15
Yazının boyutunu düzenle : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Rotamız belli!

2010 yılının ilk çeyreğindeki rakamlara göre Türkiye, yüzde 11,7 büyüme ile dünyada ikinci sırada yer aldı.

Kesinlikle "salt büyüme"nin kendi başına mutlaklaştırılan ekonomik bir hedef haline getirilmesinin dünyaya felaket getirdiğine ve esasında bugün yaşamakta olduğumuz ciddi sorunların temelinde "büyüme ideolojisi"nin yattığına inananlardanım. Bu ayrı bir bahistir, üzerinde durmak lazımdır.

Dünya bir kriz yaşıyor. Krizin merkez üssünün ekonomik olarak ABD, felsefî olarak Avrupa olduğuna daha önce değinmiştim. Böylesi ciddi bir krizde Doğu büyümeyi sürdürebiliyor. Bu, ekonomik olarak dünyanın ağırlık merkezinin ağır bir biçimde Batı'dan Doğu'ya doğru kaymakta olduğunun önemli göstergelerinden biri. OECD ülkeleri içinde liderlik bize geçmiş bulunuyor. G-20'de ikinci sıradayız. Avrupa ise dibe vurmuş durumda. Söz konusu performansta Türkiye'nin alternatif pazarlara yönelmesi önemli rol oynadı. En fazla ihracat yaptığımız ülkeler dikkate alındığında ilk 15 sırada komşu ülkeler, Ortadoğu ve Afrika'nın ağırlık kazandığı görülüyor. Avrupa ile ekonomik ve ticarî ilişkilerimiz devam ediyor kuşkusuz, ama gerek kriz dolayısıyla azalan talep gerekse izlenen yeni dış politika bir anda çevremizde 700 milyonluk muazzam bir pazar olduğunu fark etmemizi sağladı. Irak, Rusya, İran, Mısır, Suriye ilişkilerimizin hızla geliştiği ülkeler.

Ben politikacı değilim ve hükümetlerin -temelsiz ve yanlış- politik çizgileri doğrultusunda yazmayı da kendime yakıştırmam. Bu açıdan, uzun zamandan beri Türkiye'nin nihai geleceğinin AB üyeliği olmadığını söylüyorum. 1856'da politik ve askerî sebeplerle iktidar elitimiz yüzünü Avrupa'ya çevirdi. Yeni kurulan Cumhuriyet bütün o "tamme-i istiklal" retoriğine rağmen bizi sadece politik değil, sosyal ve kültürel olarak da Batı'ya bağımlı hale getirdi. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra saklı dinamiklerimizden vazgeçip kendimizi bütünüyle Batı limanına demirleyip her türlü seferden istifa ettik.

Geldiğimiz noktada AB bizi istemiyor. Aramızdaki doku uyuşmazlığı -ki temelinde din farkı yatmaktadır- üyelik sürecinin sürüncemede bırakılmasında belirleyici rol oynuyor. AB, bizi kapı önünde tutuyor, asla içeri almayı düşünmüyor. Ben de yarım asırdır o kapıda bekletilmenin onurumuz ve haysiyetimizle bağdaşmadığını düşünüyor, Avrupa üzerinde hesap yapanlara şaşıyorum.

Avrupa ve Amerika'nın başını çektiği Batı'nın vicdanı, ahlaki ilkeleri, vefası ve adalet duyguları yoktur. İslam'a ve Müslümanlara karşı derin bir nefret hissi içindedirler. En hümanist ve dindar olanı bile, kendini bizlere karşı bir "derece üstün mevki"de görür.

AB, demokrasi, insan hakları vb. ideallerini basit politik ve ekonomik hesaplarda birer araç olarak kullanıyor. Filistin'de yaşanan drama sessiz kalan bir insan topluluğunun hiçbir inandırıcılığı ve tutarlılığı olamaz. Afganistan'da NATO durmaksızın sivil Müslüman öldürüyor, Irak'ta 1 milyon insanı nahak yere toprağa gömdüler. Şimdi de İsrail hatırına İran'ı sıraya koymuş bulunuyorlar. Hiç kuşkunuz olmasın, Filistin'i sabah kahvaltısında, Afganistan ve Irak'ı öğle yemeğinde yiyenler İran'ı beş çayında yiyecekler. Akşam yemekleri Türkiye'dir.

Gerekli reformları yapmak için AB'ye ihtiyacımız yok. Bizim için gerekli olanlar ne ise, onlara biz karar verelim. AB, kendi hayat tarzını; kültürüne sinmiş dini telakkisini; nihilizmini, ahlaki sapkınlığını "temel hak ve özgürlükler" adı altında bize empoze ediyor. Bünyemize ait seçimler yapmamıza izin vermiyor. İşe yarar hak ve özgürlükleri kendisi için layık görüyor, bize sıra gelince çifte standart uygulamaktan utanmıyor.

Avrupa, iç enerjisi tükenmiş, acuze bir eski dilberdir. Kemal Tahir "Biz namusumuzu koruduk, 'geri' kaldık, Avrupa namusunu pazara çıkardı, para kazandı" demişti. Onu yıktığı yuvaların, söndürdüğü ocakların (sömürgecilik, köle ticareti, emperyalizm, savaşlar) ve kararttığı dünyaların günahlarıyla baş başa bırakalım. Bizim rotamız belli: Avrasya, Ortadoğu ve Afrika'yı içine alan İslam Dünyası..


Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu Yazarın Önceki Yazıları

Son Haberler

İş inada bindi; bu inşaatı yapacağız29 Ağustos 2010

GALERİ

ANKET

Sitemize nasıl ulaştınız?





Tüm Anketler

AKİŞWEB ® 2009 Design for Akiş Ajans © Tüm hakları saklıdır.
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sık Kullanılanlara Ekle | Açılış Sayfam Yap

Google Arama Motoru için Link Yahoo Arama Motoru için Link
www.ajans1.net/topliste dizin

Haberciliğin yeni adresi: Akiş Ajans Haber Sitesi

Ücretsiz İlan Sitesi: Ajans1.net   Uydu Paylaşım: Uydualemi.net